23 Kasım 2016 Çarşamba

Tazedirekt’i Migros Satın Aldı.
 tazedirekt migros ile ilgili görsel sonucu

SON dönemlerde internet yatırımlarıyla dikkat çeken Hasan Aslanoba tarafından kurulan doğal gıda online alışveriş markası TazedirektMigros Grubu’na katıldı.
Tazedirekt’in Macrocenter’ın operasyonel deneyimi ile yoluna devam edeceğini söyleyen Migros Ticaret AŞ Genel Müdürü Özgür Tort, “Kısa sürede tüketicinin ilgisiyle karşılanmış, gönlünde gerçek bir yer edinmiş Tazedirekt’in operasyonel sebeplerle varlığını sürdürememiş olmasından dolayı üzüntü duyduk. Bu nedenle, Tazedirekt markasının yaşadığı operasyonel sorunları, Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesiyle aşarak, müşterilerinin alışkın oldukları lezzetlere Tazedirekt ile ulaşmalarını sürdüreceğiz” dedi. Ayrıca Tort, Tazedirekt’in ayrı bir alışveriş platformu olarak yoluna devam edeceğini belirtti.Tazedirekt satışı ile ilgili olarak konuşan Tazedirekt.com’un kurucusu Hasan Aslanoba, “Tazedirekt benim çocuğum gibiydi. Çok emek verdim. Tazedirekt son 5 ayda ortalama yüzde 30’lık bir büyüme sağlamıştı. Ancak, maalesef bir takım operasyonel sorunlar nedeniyle devam ettirmemiz mümkün olmadı. Temellerini kurduğum ve kısa sürede müşterilerin gözünde ‘love brand’ olan markamı şimdi başka bir ‘Love mark’a teslim etmiş olmaktan dolayı son derece mutlu ve huzurluyum” diye konuştu.


13 Kasım 2016 Pazar

SÖĞLE PEYNİRİ

söğle peyniri ile ilgili görsel sonucu



Söğle peyniri 2 ay kar dolu kuyuda bekletilerek yapılıyor…
Antalya’nın Elmalı İlçesi’nde yıllardır üretilen Söğle peyniri, yaylalarda derinliği 10 metrelik içi kar dolu çukurlarda 2 ay bekletilerek yapılıyor. Peynirin kilosu 40- 45 liradan satılıyor.

Elmalı’ya bağlı Büyük Söğle ve Küçük Söğle mahallelerinde yıllardır devam eden bir gelenekle peynir üretimi yapılıyor. Adını mahalleden alan ’Söğle peyniri’, yörede yetiştirilen keçi sütünden üretiliyor.

Yazın 1800- 2500 metre arasındaki yaylalara çıkan keçi sürülerinden sağılan süt, 40 derecede pişiriliyor. Ardından kazanlarda mayalanarak oluşan peynir suyuyla beraber beyaz bez torbalara konularak süzülüyor. Bu şekilde 5- 15 gün arasında biriktirilen peynirler, daha önce tuzlanarak hazırlanan keçi derilerine dolduruluyor. Bu şekilde temmuz ayında 10 metre derinliğinde, içi kar dolu kuyulara bırakılan peynirler ekim ayı başına kadar bekletiliyor. İçi peynir dolu tulumlar imece usulü indirildiği kuyulardan yine aynı yöntemle alınıyor.


Söğle Mahallesi Bakırkuyular bölgesindeki kuyuların sahipleri Durmuş Kızılkaya, Asım Kaplan, Ramazan Gezer, Hüseyin Bayram, Gülsüm Türkdoğan ve Ali Kaya da imece usulü peynir derilerini kuyulardan çıkardı. Peynir üreticilerine Elmalı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü arkeolog Durmuş Altan da eşlik etti. 


'BİZE KALAN KÜLTÜR MİRASI'

Hüseyin Bayram, "Bu peynir üretme yöntemi yörede yüzyıllardır devam ediyor. Dedelerimizden, babalarımızdan bize kalan bir kültür mirası. Biz de bu mirası yaşatmaya çalışıyoruz. Bu kuyuların tarihini bilmiyoruz. Ama binlerce yıldan geldiğini tahmin ediyoruz. Her kuyuya 20- 24 tulum atıyoruz. Her tulumda 60- 80 kilo arası peynir var. Peynirin kilosunu 40- 45 liraya satıyoruz. Pazar sorunu yok. Bu peynirin lezzetini bilenler buraya kadar gelip alıyor. Bir kısmını da Elmalı, Kumluca, Finike ve Demre pazarlarında satıyoruz" dedi.