HAYALLERİNİ DÜNYAYA SATAN ADAM:
Erbakan Malkoç
Bu günlerde yaşadığı hayat ve geldiği nokta ile sık sık karşımıza çıkan
Erbakan Malkoç isimli bir kahraman var. Bu değerli şahsiyeti popüler yapan
biraz yaptığı işin orijinalliği gibi gözükse de, aslında onun ismini duymamıza
sebep olan şey çocukluğundan beri yaşadığı hayat ve o çok zor hayata rağmen
başarısı ile ismini dünyaya duyurması oluyor.
Kahramanımız Ardahan’ın Göle ilçesinde 11 çocuklu bir ailenin son çocuğu
olarak dünyaya geliyor, daha 11 yaşında insanın hayatta iken yaşayabileceği en
büyük acılardan bir tanesini yaşıyor, anne ve babasını kaybediyor… 11 yaşındaki
çocukları anneler babalar okullarına bırakıp alırken, o 11 yaşında yapayalnız
kalıyor hayatta, çareyi İstanbul’da yaşayan abisinin yanında gitmekte buluyor.
İnsanın doğru
yerde doğru zamanda olması hayattaki en büyük şansıdır, işte kahramanımızı bize
tanıştıracak anda beklide hayatta doğru yerde ve doğru zamanda olmakla alakalı
bir an. Küçük Erbakan’a soruyor abisi,
-Erbakan ne iş
yapmak istersin? Nerde çalışmak istersin?
İşte o an,
Erbakan Malkoçun hayallerini gerçekleştireceği yolculuğun başlangıcıdır
aslında, hemen atılır Erbakan Malkoç,
– Araba
tamircisinde çırak olmak istiyorum..
Ardahan’da
yaşarken araba tamirciliği Erbakan Malkoç’un en büyük hayalidir, çocukken
Ardahan’da gördüğü arabalara uzaktan hayranlıkla bakan Erbakan Malkoç’u o
zamanlar sarmıştır tamirci çırağı olma hayali, tamirci çırağı olursa o muhteşem
araçların nasıl gittiğini nasıl çalıştığını görecek, öğrenecek, o araçlara
dokunma fırsatı yakalayacaktır. Bu hayal onun için öylesine büyüktür öylesine
önemlidir ki, tamirci çırağı olma fırsatı onu dünyanın en mutlu insanı
yapmıştır.
Erbakan Malkoç ne kadar mutlu da olsa tamirci çırağı olduğu için, aslında
bu iş onun için acı demektir, göz yaşı demektir, aç kalmak demektir, dayak
yemek demektir, dışlanmak, aşağılanmak demektir. Erbakan Malkoç’un şansı yoktur
çalışmaktan başka, yaşıtları okula giderken o çalışıp eve ekmek götürmek
zorunda dır. Ama onu başka bir sürpriz daha beklemektedir, çırak olduğu için
ona ustaları ücret ödemezler, o yine hayalinin kurduğu işte çalışmaya devam
eder, zaten 11 yaşındaki çocuk nerde çalışsa kim ne kadar ücret öder ki? Umutla
çıraklıktan kalfalığa geçeceği günü bekleyip para kazanmaya başlayıp eve ekmek
parası götüreceği günleri bekler. Beş yıl boyunca Erbakan Malkoç sabah
kahvaltısı yapmamıştır, eve giderken trene binecek bilet dahi bulamamıştır. O
beş yıl Erbakan Malkoç’un acılarına acı katmıştır, yaşanamayan bir çocukluğun
üstüne çok zor ve çilerle dolu bir dönem daha eklenmiştir.
Erbakan Malkoç çocukluğundan itibaren farklı bir kişiliğe sahiptir, ilk
okulu bir yıl erken bitirmiştir, zekidir, yeteneklidir, farkındalık yaratmayı
çok sevmektedir. Kendisinin tabiri ile “iyi olmayı değil daha iyi olmayı”
hedeflemiştir hep. Erbakan Malkoç’un hayat felsefesi ne yaparsa yapsın en
iyisini yapmaktır, yapılmamışı düşünüp onu gerçekleştirmektir hep. Bu
karakteristik özelliği onun tamirci çıraklığı zamanında daha fazla acı
çekmesine sebep olmuştur, çünkü tamirci çırağı küçük Erbakan hep kendisinden
büyük işlere kalkışmıştır, düşünülmeyeni düşünüp onu yapmaya çabalamak onun bu
işler senin haddine değil denilip, ustalarından azar yemesine dahası dayak
yemesine sebep olmuştur, ilk defa civa ile alarm yapmayı tamirci çırağı iken
denemiştir, araçlara hatlı telefon takmayı da o zaman denemiştir, hem de 1990
ların başında daha dünyada da öyle bir teknoloji yok iken…
Aklına geleni yapma isteği ve yeni şeyler üretme hevesi ustaları tarafında
genellikle hoş karşılanmamıştır, hep azar ve hep dayak yemiştir, sonunda da bu
tür işlerden dolayı çalıştığı tamirhaneden kovulmuştur. Kovulmak Erbakan Malkoç
için yeni bir başlangıçtır, belki farkında değildir ama onun içindeki cevherin
onu zirveye taşımasına çok az kalmıştır. Tanıdığı birisi Erbakan Malkoç’a ortak
dükkan açmayı teklif etmiştir, teklif hemen kabul edilmiştir, artık
kahramanımız daha özgürdür, istediği her şeyi özgürce kendi dükkanında deneyebilecekti. İlk gün mesai sonunda ortağı Erbakan’a bir miktar para verir,
bu neyin parası diye soran Erbakan’a ortağı günün hasılatı olduğunu söylemiştir.
Peki Erbakan Malkoç bu para ile ne yapmıştır? Kendisi o parayı neye harcadığını
anlatırken gözleri doluyor, kolay değil çünkü yaşadıkları, beklide o günleri
tekrar yaşıyor o anları anlatırken… O paranın hepsi ile tren bileti almıştır,
belki bir süre para kazanamam bu para ile tren bileti alıp en azında işe gelip
gitmeyi rahat bir şekilde garanti alayım diye. Çünkü çoğu zaman işe gitmek için
parası olmadığı için trenlere kaçak binmeye çalışmış ezilmiş yine dayak yemiş,
trenden atılmıştır.
Yeni iş yerinde
hayallerini gerçekleştirme fırsatını yakalayan Erbakan Malkoç parada kazanmaya
başlamıştır artık, eve ekmek parası götürür olmuştur, bir nebzede olsa çok zor
geçen yıllar geride kalmıştır, tırnağı ile kazıya kazıya geldiği nokta onun
için varış değil yeni ve daha büyük bir yolcuğun başlangıcıdır. Müşterileri ile
iletişimi çok iyidir Erbakan Malkoç’un, müşterilerine verdiği taahhütleri
harfiyen yerine getirmiş, asla bir işi zamanından sonraya bırakmamıştır, aynı
zamanda da kendi işini kurduktan sonra hiçbir zaman müşteri gelecek diye
beklememiştir, onun müşterileri her zaman çok fazla olmuştur. Kahramanımız
biraz daha para kazanınca hemen kasası kapalı eski bir kamyon almıştır, amacı
kamyonu baştan sona yenilemektir, soranlara yeni araç üreteceğim dediği zaman
kendisinin delirdiğini söylemişlerdir. Ama daha iyiyi kendisine prensip edinmiş
olan Erbakan Malkoç kimseye aldırmamış tam 4 ay boyunca o kasası kapalı
kamyonda yatıp kalmış gece gündüz o kamyonu kafasındaki şekle sokmak için
çalışmıştır, belki de ustalarından yediği dayaklar, kahvaltısız ve aç geçen
günler hep bu kamyonu istediği hale sokmak içindir. Kader Erbakan Malkoç’u öyle
bir ince çizgiden yürütmüştür ki sonunda vuslata erme vakti gelmiştir…
Yeni bir kırılma noktasının eşiğindedir Erbakan, dört ay uğraştığı bu
kamyonu araba fuarına götürmeye karar vermiştir, bin bir zorlukla aracı fuara
sokmayı başarmıştır. İnsanın hayattaki en büyük şansının doğru zamanda doğru
yerde olmak olduğundan bahsetmiştik, fuarda bulunmak da Erbakan Malkoç için
işte yine böyle bir zamandır. Tabiki doğru zamanda doğru yerde olmak tek başına
bir şey ifade etmez, aynı zamanda vizyon gereklidir, azim gereklidir,
çalışkanlık üretkenlik gereklidir, ondan sonra doğru zaman doğru yer çok
değerlidir. O kamyonu fuara götürmek aslında yukarıda bahsettiğimiz her
özelliğin Erbakan Malkoç’un damarlarında var olduğunun ispatıdır. Oysa sen
kimsin ki fuarda Mercedeler le BMV lerle yarışacaksın daha dün tamirci çırağı
idin, ama kahramanımız o lüx araç firmalarını bu günlerde kapısında bekletiyor,
6 ay sonrasına randevu veriyor, bunların hepsi azimle vizyonla inançla, her
şeye rağmen inatla, bir insanın hayatında karşılaşabileceği en büyük
olumsuzluklarla daha 11 yaşında tanışmasına rağmen, pes etmeyip hayata tutunup
hayallerinin peşinden koşmakla oldu.
Fuarda o kamyon öylesine dikkat çekmiş ki abartısız fuarın en parlak
yıldızı olmayı başarmıştır, o kamyon yeni yolculuğun sihirli bir anahtarı
olmuştur Erbakan Malkoç’un, bizim tamirci çırağı kahramanımız bu araç
sayesinden kendisini artık yaptığı işte en iyisi olduğunu ispatlamıştır. Fuarda
Erbakan Malkoç’a aracını dizayn etmesi için o kadar çok kişi başvurmuştur ki Erbakan
Malkoç o gün kaç kişinin kendisine aracını dizayn yaptırmak istediğini
hatırlamamaktadır.
Erbakan Malkoç daha sonra kurduğu DİZAYN VİP isimli şirket ile adını
dünyaya duyurmuştur, araçların içerisine uyguladığı metotlar, kullanım
kolaylığı, şıklık, estetik ve zarafet ile birleşip kralların otobüslerine
yerleşmiştir, bu gün dünyanın en popüler kişileri ve sayılı zenginleri
araçlarının içinin dizaynı için Erbakan Malkoç’a gelmektedirler, kendisi ile
bir öğle yemeği yemek için Paristen özel uçaklarını göndermektedirler. Bu gün
DİZAYN VİP bünyesinde 100 den fazla profesyonel çalışan bulunmaktadır, aynı
zamanda bu şirket ülkemize ciddi bir döviz girişide sağlamaktadır.
2013’te Uluslararası Marka Liderleri Zirvesi Lob’in Europe’ta “Avrupa’nın
En İyi Otomobil Tasarımı Ödülü”nü kazanan DizaynVip, 2014’te ABD’nin en
prestijli organizasyonu IMA IMPACT Teknoloji Zirvesi’nde “Dünya’da Otomobil
Tasarımında Teknolojiyi En İyi Kullanan Firma” ödülünün de sahibi olmuştur.
Erbakan Malkoç
acı ve çilelerle dolu bir çocukluktan geçip tamirci çıraklığından araç tasarımı
konusunda dünyanın en iyisi olmuştur, çarpıcı hayat hikayesi onun bir yıldız
gibi parlamasına sebep olmuştur, hikayesi sadece meslek hayatında değil sosyal
hayata kendisinden fazlaca konuşulmasına vesile olmaktadır. Elde ettiği eşsiz
başarısı, o nun üniversitelere, STK’lara, TV’lere konuşmacı olarak davet
edilmesini sağlamaktır, yaşadığı zorluklara rağmen elde ettiği bu büyük
başarısı diğer insanlara ilham olmaktadır.